Tam 12.30'da senden bir "gunaydınn" mesajı gelmiş ve ben çok eminim, o gün de tüm işimi gücümü bırakıp seninle konuştum.
Sen gerçek olamayacak kadar güzel,
tatlı, kafa dengiydin ve ben senden çok hoşlanmaya bugün başladım. Çok
hızlıydı ama çok da güzeldi.
O gün akşama doğru 5-6 gibi Eskişehir'den Bozüyük'e, aile evine gidiyormuşum; muhtemelen annem çağırmıştır, güzel bir yemek yaptım diye. Ve ben o yolda, o beyaz Clio'muzun ekranında 17.46'da "Bursalı mısın Kadifeli Gelin" şarkısını açmış, onu dinleyerek gitmiş ve fotoğrafını çekmiştim. Senin içindi; ama nasıl senin içindi bilmiyorum. Belki konuşma ilerlesin, belki bu bile "beni sev" diyeydi.

O gün daha sonra Eskişehir'e geri dönmüştüm, gece 2'ye kadar konuşmuşuz. O alakasız yemek testimi sana o gece yapmıştım: "ciğer sever misin"li, "aşure hakkında düşüncelerin"li... Ve o gece, o saçma sorulara cevapların bile beni çok etkilemişti. Test sonunda "deli falan olabilirsin bence" demişsin — evet, öyleyim aşkım benim.


